Kimse yokmuş gibi yapayım diyorum, sahnedeymiş gibi. Elim ayağım titremesin diye sinirden, oynayayım diyorum; ya olayım ya olmayayım... Bütün meselem buymuş gibi... "Olmuyor!" Geçmişten birinin telefonu çalıyor, dikkatim dağılıyoorr, tutamıyorum kelimelerimi, içimdekileri kusuyorum...
Perdeler kapanması gerektiği anda kapanmıyor! Kime sustuysam bir bir ölüyor...!!!
Biri Ambulans çağırsın...!!!
10 Oca 2011
25 Ara 2010
Kar'a Sevda...!!!
Sana karşı kara sevdalıya çıkarmışlar adımı.
YALAN !!!
Ocak 15'ti...
Bembeyaz bir kıştı...
Ocağın ortasında,
O alevin içinde,
Yüreğime yağdırdığın Kar'a sevdalıyım ben...!!!
YALAN !!!
Ocak 15'ti...
Bembeyaz bir kıştı...
Ocağın ortasında,
O alevin içinde,
Yüreğime yağdırdığın Kar'a sevdalıyım ben...!!!
21 Ara 2010
Teşbih-i âlâ !
...
Bazı hikayelerin bitmemesi gerekir... bu yüzden ne boş kalan satırların anlamı olmalı artık nede sayfaların... 3-5 sayfa atlayıp yeni bir hikayeye başlarsın, çünkü hayatta kalabilmen için para gerekir, para için de yazmak... Yani yaşayabilmen için aşk gerekir, aşk içinde sevdalanmak...
Para ile aşk ? Ne kadar birbirinden bağımsız aynı cümle içinde... Ama ne kadar olmazsa olmazlar birbirleri içinde...
Bir anlam aramayın bu yazıda; kimine göre anlamsız kimine göre mübalağa...
Ama bana göre Teşbih-i âlâ...!!!
...
Bazı hikayelerin bitmemesi gerekir... bu yüzden ne boş kalan satırların anlamı olmalı artık nede sayfaların... 3-5 sayfa atlayıp yeni bir hikayeye başlarsın, çünkü hayatta kalabilmen için para gerekir, para için de yazmak... Yani yaşayabilmen için aşk gerekir, aşk içinde sevdalanmak...
Para ile aşk ? Ne kadar birbirinden bağımsız aynı cümle içinde... Ama ne kadar olmazsa olmazlar birbirleri içinde...
Bir anlam aramayın bu yazıda; kimine göre anlamsız kimine göre mübalağa...
Ama bana göre Teşbih-i âlâ...!!!
...
14 Ara 2010
Enkaz !
Yalanlarının üstüne inşası yapılmıştı aşkımızın...
ilk yalanının boyu devrildi, altında kaldık...
Şimdi çaresiz sesleniyorum:
Sesimi duyan var mı ?
Orada kimse var mı ?
Ölüyorum...
Ölüyorum...
Ölüyorum...
ilk yalanının boyu devrildi, altında kaldık...
Şimdi çaresiz sesleniyorum:
Sesimi duyan var mı ?
Orada kimse var mı ?
Ölüyorum...
Ölüyorum...
Ölüyorum...
13 Ara 2010
Venedik - Floransa - Roma ! [4-8 Dec]
Hey dostum Mutluluğun resmini çizemesemde, ÇEKTİRDİM !
İtalya ! Yaşayabilen, yaşatılabilen tarih !5 günlük panaromik bir italya turundan sonra geriye kalan yüzlerce fotoğraf...
Ama mutluluk; Coliseum'u görünce 10 Dk. aşkla seyretmekmiş...!!! Aşk çeşmesinden su içmek, kafanı bozanlara inat bozulan tüm paralarını suya atmak, Venedik - San Marco meydanında önüne mendil açıp dilenmekmiş...
Mutluluk: sevdiğin yerde, anlaşabildiğin kişilerle yaşamakmış...!!!
22 Kas 2010
Yabancılaşmak...
Bütün insani duygulara yabancılaştık zamanla... Sebebi biziz! Doğan çocuklarımıza o anki veya önceden hasret kaldığımız duyguların isimlerini verdik...
Bir kelimeyi sürekli tekrarlarsanız o kelimeye yabancılaşırsınız! Bir anlam ifade etmez artık sizin için, masa gibi pencere gibi birşeydir artık sevgi! İşte öyle oldu...
Sahip olduğum birçok duyguya yabancılaştım hatta duyguya bile... Hissiyat desem daha doğru olacak sanırım...
Artık biri bana sevgi diyince aklıma mahallenin sümüklü kızı, yağmur diyince sınıfımızın en nazlı hatunu, hatta nazlı diyince iş yerindeki uyuz kızı, kader diyince şarkıcı küçük kaderi, toprak diyince Audi tt'nin içindeki pati çeken o zengin p*çini ve umut diyince sürekli şişmanlığından şikayetçi 108 kilo olan yemek pişiren umut ablayı hatırlıyorum ben...
Böyle bir çevrede biri ölse gülebilirim ya da şarkı söyleyebilirim yani kimseninde yadırgamaya hakkı yok çünkü hakkı da bir isim !
Off deliriyor muyum ne ?
Bir kelimeyi sürekli tekrarlarsanız o kelimeye yabancılaşırsınız! Bir anlam ifade etmez artık sizin için, masa gibi pencere gibi birşeydir artık sevgi! İşte öyle oldu...
Sahip olduğum birçok duyguya yabancılaştım hatta duyguya bile... Hissiyat desem daha doğru olacak sanırım...
Artık biri bana sevgi diyince aklıma mahallenin sümüklü kızı, yağmur diyince sınıfımızın en nazlı hatunu, hatta nazlı diyince iş yerindeki uyuz kızı, kader diyince şarkıcı küçük kaderi, toprak diyince Audi tt'nin içindeki pati çeken o zengin p*çini ve umut diyince sürekli şişmanlığından şikayetçi 108 kilo olan yemek pişiren umut ablayı hatırlıyorum ben...
Böyle bir çevrede biri ölse gülebilirim ya da şarkı söyleyebilirim yani kimseninde yadırgamaya hakkı yok çünkü hakkı da bir isim !
Off deliriyor muyum ne ?
17 Kas 2010
Bay Ram nedir ? Nerden çıkmıştır ?
Bayram bile ingilizceden girmiş hem dilimize hem dinimize...
Nasıl mı?
Bak şimdi; "bay","ram" orjinal adı Mr. Ramez olan bir amca arapistana gelip burdaki kabilelere yıllarca çektikleri kıtlıktan sonra yemek vermiş, 2 ay sonra onlara hayvan kesip yemeyi öğretmiş... işte ogünlerden sonra bu duruma Mr. Ram holidays denmiş. tabiki zaman aşımıyla günümüze kadar değişip "Mr Ram" yani bugünkü adıyla "bayRam" olmuş... :D
Sıkı attım bu sefer wuhuuuuuu:D:D:D:DD
Nasıl mı?
Bak şimdi; "bay","ram" orjinal adı Mr. Ramez olan bir amca arapistana gelip burdaki kabilelere yıllarca çektikleri kıtlıktan sonra yemek vermiş, 2 ay sonra onlara hayvan kesip yemeyi öğretmiş... işte ogünlerden sonra bu duruma Mr. Ram holidays denmiş. tabiki zaman aşımıyla günümüze kadar değişip "Mr Ram" yani bugünkü adıyla "bayRam" olmuş... :D
Sıkı attım bu sefer wuhuuuuuu:D:D:D:DD
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



