Kodlama hatasıydın ömrüme, aynı kalbe çift rezervasyon girdin.
Birini biletlesende, opsiyonu düşmeyen sevgimize dupe geldi sevgilim. Mükerrer çekinmelerinde hayatın isim değişikliğine izin vermiyordu kurallar.
Zaman değişikliği cezası 50 yıldı ve ne sen, ne ben bu kadar zengin değildik.
Şimdi sevgimiz yandı.
Başını kaçırdık diye sonuda yanıyordu, promosyon classtı sevdamız. Bagaj hakkımız birbirimizi sadece 1 yıl taşımakla sınırlıydı...!!!
12 Tem 2011
4 Tem 2011
Zararına Aşk..
Senin bana gelişinde bu kadardı...
Zararına sevdim seni ben.
Pazarlıklarında her seviyorumlarının,
Üstü kalsın demiştim...
Zararına sevdim seni ben.
Pazarlıklarında her seviyorumlarının,
Üstü kalsın demiştim...
Başlık/sız...
İşte böyle çocuk...
Kadere kaptan olmaya kalkarsan, bir gün"ah"a çarparsın, güverte su almaya başlar, yavaş yavaş batarsın...!!
Hep "gül"düğüm yerlerimi kanattın sen, hep müşkül durumlarda meşgule verdin kendini...
İyi ki varsın diyişlerin bile lanet olsunlara gebe kalmaya meyilliydi. Sen doğruları hazmedemedin bendeki... Ben Yok edemedim içindeki felaketi...
Neye karşı olduğunu bilmediğimiz bir savaştı aramızdaki...
Kazanana ne olacaktı?
Kaybeden ne yapacaktı?
Bilinmiyordu...
Ve gittin...
Söyle çocuk; şimdi sen mi kazandın, yoksa sen mi kaybettin...???
Kadere kaptan olmaya kalkarsan, bir gün"ah"a çarparsın, güverte su almaya başlar, yavaş yavaş batarsın...!!
Hep "gül"düğüm yerlerimi kanattın sen, hep müşkül durumlarda meşgule verdin kendini...
İyi ki varsın diyişlerin bile lanet olsunlara gebe kalmaya meyilliydi. Sen doğruları hazmedemedin bendeki... Ben Yok edemedim içindeki felaketi...
Neye karşı olduğunu bilmediğimiz bir savaştı aramızdaki...
Kazanana ne olacaktı?
Kaybeden ne yapacaktı?
Bilinmiyordu...
Ve gittin...
Söyle çocuk; şimdi sen mi kazandın, yoksa sen mi kaybettin...???
19 Haz 2011
Bana masal anlatma baba !
Gel baba...
Gel otur seninle şöyle gerçekleri konuşalım. Otur karşıma baba. Söyle şimdi.
Ne istedin 17 yılımdan? Beni 4 duvar arasına acılarımla kapatıp bütün karşılaşmalarımızı tesadüflere bıraktın ? Neden baba? Hangi sebepten?
Herkese yeten yüreğin bi bana mı darlandı? Bir beni görünce mi acıların depreşti, bir bana mı gücün yetti baba?
Yalnızlığımı, yalnızlığını paylaşmamıza neden izin vermedin? Neden kendini hastalık hastası ettin baba? Bir kere seni seviyorum kızım demedin, ben büyürken de büyüktüm baba!
Gel baba gerçekler çok acı gelecek ama dinle! Var mıydın, yok muydun bilmiyorum ama biz öz baba kız olmak için çok geciktik baba... Sen tut şimdi sözlerimi bi dakka, gözlerini tıka baba ve beni iyi anla: her ne olursa olsun babalar günün kutlu olsun...
Gel otur seninle şöyle gerçekleri konuşalım. Otur karşıma baba. Söyle şimdi.
Ne istedin 17 yılımdan? Beni 4 duvar arasına acılarımla kapatıp bütün karşılaşmalarımızı tesadüflere bıraktın ? Neden baba? Hangi sebepten?
Herkese yeten yüreğin bi bana mı darlandı? Bir beni görünce mi acıların depreşti, bir bana mı gücün yetti baba?
Yalnızlığımı, yalnızlığını paylaşmamıza neden izin vermedin? Neden kendini hastalık hastası ettin baba? Bir kere seni seviyorum kızım demedin, ben büyürken de büyüktüm baba!
Gel baba gerçekler çok acı gelecek ama dinle! Var mıydın, yok muydun bilmiyorum ama biz öz baba kız olmak için çok geciktik baba... Sen tut şimdi sözlerimi bi dakka, gözlerini tıka baba ve beni iyi anla: her ne olursa olsun babalar günün kutlu olsun...
8 May 2011
Bir köpeğim olmalı...!!!
Bir köpeğim olmalı...!!!
Bu kadar sanalına dalmışken hayatın, birşeyleri paylaşabileceğim bir insan kalmamışken etrafta, tüm paylaşımlarımı facebook'a yaparken ve tüm kayıtlarımı Blogger tutarken...
Bir köpeğim olmalı, karmakarışık
tüylü...
Avuç kadar olmalı... Çok sevmeliyim onu... Çok sevmeliyim ki dinlesin derdimi... Ahh etmesin... Bugün anneler günü ama annem yok diye ona sarılıp rahat rahat ağlayabilmeliyim... Patisini uzatmalı bana... Yüzüme bakmalı öyle çok bilmiş gibi... Koşmalı beni görünce... Bacaklarıma dolanmalı...
Bir köpeğim olmalı diyorum... Yalnızlığımı paylaşabileceğim...
Bu kadar sanalına dalmışken hayatın, birşeyleri paylaşabileceğim bir insan kalmamışken etrafta, tüm paylaşımlarımı facebook'a yaparken ve tüm kayıtlarımı Blogger tutarken...
Bir köpeğim olmalı, karmakarışık
tüylü...
Avuç kadar olmalı... Çok sevmeliyim onu... Çok sevmeliyim ki dinlesin derdimi... Ahh etmesin... Bugün anneler günü ama annem yok diye ona sarılıp rahat rahat ağlayabilmeliyim... Patisini uzatmalı bana... Yüzüme bakmalı öyle çok bilmiş gibi... Koşmalı beni görünce... Bacaklarıma dolanmalı...
Bir köpeğim olmalı diyorum... Yalnızlığımı paylaşabileceğim...
14 Nis 2011
Annesizliğime isyanlarım... [23. yıl dönümü]
Ve bir yıl daha devirdim yokluğunun ayaklarına...
Bu kaçıncı etrafa saçtığım öfkem, bu kaçıncı açan azap çiçeği yüreğimde...
Sormadılar ne istersin diye... Sorsalar "gidin" derdim! Her biriniz ayrı ayrı hatırlatıyorsunuz onu bana... Kiminizin saçları, kiminizin bakışları, sözleri, gözleri ve elleri...!!!
Gidin!
Beni zorla zehirlediniz!
Alıştırdınız onun yokluğuna...!!!
Kanıma girdiniz!
Ama unutturamadınız!
Unutamam!
Bir insan kesilen parmağını unutabilir mi hiç? Ya da kanayan yaralarını...???
Kesilen parmağın ardında kalan yarım parmağına baktıkça hatırlarsın kesilen parçanı ya...
Öyle işte...
Aynaya her baktığımda değil kendimi her hissettiğimde hatırlıyorum yokluğunu...
İsyan değil belki ama SORGULUYORUM nedenini...
Sebepsiz değilmiş ya hiçbir şey...
Yokluğunun sebebi ne olabilir ki diye düşünüyorum ve soruyorum içimdeki Allah'a "Neden?"...
Gelmeyecek cevapları bekliyorum Anne... 40 kere değil 40 sn de bir 40 kere diliyorum seni...
Bir yanım uyuşmuş gibi hep... Belki bu yüzden yarım kaldım, söylediklerinizi yarım yamalak anladım...
Hiç sormadılar neden diye... Tam Allah'a sorarken seni, bişeyler istediler benden...
Anlamadım... Sana konsantre olmuştum belki... Neden demediler, neden anlamadın...
Seninle yalnız kalmak istedim belki, yani diğer parçamla... İzin vermediler...
Off anne offf!
Çok yoruldum ben... Acıyor içim her gün. İnsanlar çok acımasızlar, bende öyleyim...
Beraber gitseydik keşke, bekleseydin benide... Paltomu alıp gelseydim seninle...
Bumuydu bana reva görülen ?
Anne, kimi affetmeyeyim ben şimdi...???
Bu kaçıncı etrafa saçtığım öfkem, bu kaçıncı açan azap çiçeği yüreğimde...
Sormadılar ne istersin diye... Sorsalar "gidin" derdim! Her biriniz ayrı ayrı hatırlatıyorsunuz onu bana... Kiminizin saçları, kiminizin bakışları, sözleri, gözleri ve elleri...!!!
Gidin!
Beni zorla zehirlediniz!
Alıştırdınız onun yokluğuna...!!!
Kanıma girdiniz!
Ama unutturamadınız!
Unutamam!
Bir insan kesilen parmağını unutabilir mi hiç? Ya da kanayan yaralarını...???
Kesilen parmağın ardında kalan yarım parmağına baktıkça hatırlarsın kesilen parçanı ya...
Öyle işte...
Aynaya her baktığımda değil kendimi her hissettiğimde hatırlıyorum yokluğunu...
İsyan değil belki ama SORGULUYORUM nedenini...
Sebepsiz değilmiş ya hiçbir şey...
Yokluğunun sebebi ne olabilir ki diye düşünüyorum ve soruyorum içimdeki Allah'a "Neden?"...
Gelmeyecek cevapları bekliyorum Anne... 40 kere değil 40 sn de bir 40 kere diliyorum seni...
Bir yanım uyuşmuş gibi hep... Belki bu yüzden yarım kaldım, söylediklerinizi yarım yamalak anladım...
Hiç sormadılar neden diye... Tam Allah'a sorarken seni, bişeyler istediler benden...
Anlamadım... Sana konsantre olmuştum belki... Neden demediler, neden anlamadın...
Seninle yalnız kalmak istedim belki, yani diğer parçamla... İzin vermediler...
Off anne offf!
Çok yoruldum ben... Acıyor içim her gün. İnsanlar çok acımasızlar, bende öyleyim...
Beraber gitseydik keşke, bekleseydin benide... Paltomu alıp gelseydim seninle...
Bumuydu bana reva görülen ?
Anne, kimi affetmeyeyim ben şimdi...???
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



