27 Eyl 2010

İş hayatımdan çıkarttığım malzemelerle Mars'ı ele geçirebilirim...!!!

Şu turizm işinde çok malzeme var gerçekten...

Yeni yeni ülkeler, şehirler öğreniyorum müşterilerden... Ufkum genleşiyor, beynim süblimleşiyor... Frak'ı öğrendim bugün ve birde Dubornik !

Sanıyorum Bugünya'da 8 tarafı sularla kaplı bir ülke Frak! Dubornik ise Zortonya'nın güneyindeki onbin milyon nüfuslu bir ülke olmalı...!!!

Orjinal isimleri Prag ve Dubrovnik olan canıım yerlerden soğudum billahi !



Çoğu zaman Tanrı'nın beni bu denli zor bir sınava neden tabii tuttuğunu çooook merak ediyorum...

Arka mahle !

Arka sokaktaki etnik düğünden bişiler öğrenmeye gidiyorum... İsmail yk nın doğuşu, mezdekenin mahvoluşu ve çiftetelli eşliğinde ortada salınan hatunların zeybekle efelerini buluşuna şahit olup gelicem...!

yarım saate gelmezsem Amerikan başkanı dahil herkesi devreye sokun "kesin kendimi intihar ettim !!!!!!"

21 Eyl 2010

Hayatı Çiziyorum...!!!

Yeniden çizmeye başlamak... 4B fabercastell kalemin A4 kağıdına dökebileceği en acı gerçeklerim/ 6B ile gölgelenmiş alın yazılarım/ Sınırsız aydınlatmalar Milan silgimle...

Zamanın çok ötesinden gelmiş bir istek benliğimde... Kalemim dilimde, ellerim gözümde ve tüm hayatlar beynimde...

Tüm gücümle çiziyorum olmasını istediklerimi ve istemediklerime Milan müdahele ediyor!

19 Eyl 2010

Cevabımdır...

Hayatın her dakikasında rol kesmek varken neden debeleneyim sahnelerin tozu toprağı içinde... Neden bekleyeyim biri ayakkabılarımı saklasın da sahneye çıkamayayım ve oyun bozulsun diye... Bu hergün başıma gelen bir şeydi...

Ve ben hayatın her gününde "Bugün başıma ne gelecek acaba?" diye sahneye çıkar gibi her sokağa çıkışımda heycanlanıyorum; yani heycanda başıma her gün geliyor...

Hatta her gün alkış alıyorum; işe gitmek için içinden geçtiğim parkın bahçesindeki lanet çınar ağacının tepesine tüneyip geçiş saatimde kafama pisleyen kargalar tarafından... Yani alkış almak benim için olağan ve sıradandı...

İşte bu yüzden oyunculuğu bıraktım...!!!

30 Ağu 2010

iki satırlık sözler..

Bugün sana geliyordum; elim kaydı, kalbim düştü...
Şimdi bir yıldız gibi tutuyorum kirpiklerimde yüreğimi parçaladığın örsü...


----------------------------O-----------------------------


Senin bu yaptığın yargısız infaz,
Bir daha ki sancısız olsun lütfen...

15 Ağu 2010

Bazen insan olduğunuzu unutuyorum...

Bencilim!
Bencilsin...
Benciller...!!!

Bir insanı yargılayabilmen için dosyasına bakarsın önce; geçmişi temiz mi, FBI tarafından aranıyor mu, sana küfretmiş mi, ona küfretmiş mi, şuna küfretmiş mi, zor zamanlarda insan denen mahlukların yanında olmuş mu, zor zamanında yanında olanlardan çekinmiş mi, üzülmüş mü onlar için, biri bişey istediğinde gerizekalı gibi karşılıksız yapmış mı, çıkarsız mı, sadece sevgi mi bekliyor yoksa; yalancı mı, dolandırıcı mı, haydut mu, cadı mı, büyücü mü... vs. diye... Sonra infaz edersin...

Oysa siz, pırt demiştim ama o bana 5 gün oldu zırt demedi diye k*çı boklu kubikibik bir bahanenin üstesinden gelmeye çalıştığınız salaş tavırlarla; "hadi bakalım şu sandalye ye otur, Züppettin ver elektriği!" diyebilecek kadar büyüksünüz...

EMPATİ! İşte tam burda ihtiyaç duyulabilecek 6. his... Benim gibi düşünebilseydin eğer, yada ne halde olabileceğimi... Ne önemi var ki... Bana bunları yazdırıyorsan zaten; yazık olmuş...

24 yaşımdayım; Tanrıma şükürler olsun ki görebildiklerim, görebileceklerime nur tutmuştur...
Yaşım küçükse de, susuyor isem eğer bir ömrü KAYBETTİNİZ...

Başınız sağolsun...